Yayla adamı, toprağı gibi dışından sönük; içinden uyanık, içinden derin, içinden duyumludur. Yaylanın suyu kazılarak çıkar. Yayla insanını da kazmak gerekir. İnsan kendisinin derinliklerindedir. Yayla insanı, ruhunun diplerine kadar karıştırılmadıkça coşmaz. Yayla nasıl sessiz görünürse, insanı da durgun, vurdumduymaz görünür. Yayla havası gibi, yayla adamının, toplaya toplaya, biriktire biriktire, sindire sindire aldığı bir hız vardır ki, yayla fırtınası gibi birden boşanır; taş uçurur, çatı koparır, baca yıkar, kök söker...
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN ÜYE İSENİZ ÜYE GİRİŞİ YAPTIKTAN SONRA ÖN SAYFADAKİ "ÜYE GİRİŞİ" BÖLÜMÜNÜ KULLANARAK DEVAM EDİNİZ.
-- Edited by yörükobası at 12:04, 2008-02-14 __________________